Geleneksel sezon başı tartışmalarımıza son noktayı, Lille maçında Sallai'nin bacak arasında Batrakov'a yaptığı asist koydu. O andan itibaren Galatasaray fiziksel, taktiksel, psikolojik bir yükseliş yürüyüşü başlattı. Bugün oyun 0-0 devam ediyorken tek pozisyonda dönen iki direk dışında bir an bile acaba dedirtmedi.

Rakip Alman panzeri, 3 maçta 7 puan toplamış, sadece 2 gol yemiş Stuttgart. Sosyal medya paylaşımlarıyla birlikte Galatasaray'ın odağını bozmaya çalışmış, tribünün oyun odağını bozmaya çalışıyor. Üstüne çift santrfor olarak sahaya çıkmış. Maça ortak olmak gösteriyor. Sağ kanattaki savunma zaafını da süzmüş, buradan üstümüze geliyor. Evet o iki direkte şanslıydık ama bunun dışında pozisyonlarda, ikili mücadelelerde, taktiksel olarak çok üstündük.

Öncelikle bu maça sağlıklı, önemli isimleri korunmuş bir on bir ile çıkmayı başarmak çok önemliydi. Okan Buruk Lemina, Jakops ve Barış'ı bu maça saklamayı başararak çok önemli bir avantaj elde etti. 

Özellikle Lemina rakibin pozisyonuna göre çift mevkili bir maç bitirdi. Zaman zaman bir stoper gibi savunmamız üçledi. Zaman zaman orta sahamızı üçledi. Rakip takımın oyuncularının sırtını dönmesine hiç izin vermedi. Onların sertliğine karşılık verdi. Maçın ikinci dakikasında ona yapılan hareket ilerleyen dakikalarda olsaydı kırmızı kartla değerlendirilirdi.

Futbolun tanrıları Atakan'ın görmediği kartın diyetini direkten dönen toplarla ödedi. Sonrasında 12 dakikada Batrakov'un ilk golü geldi. Ardından Lemina'nın stoperleştiği, Davinson'un bekleştiği anlardan birisinde savunma arkasına Batrakov'a attığı pas , Batrakov'un görerek attığı bacak arası gol ile sevincimiz arşa çıktı.

Batrakov öyle bir oyuncu ki yaptığı şeyler çok basit gözüküyor. Yaptığı baskı, oyunu hızlandıran ve genişleten tek topları, üstüne bitirici iki tane vuruş ve iki gol. Batrakov bu golleri belki 15 sene atacak. İnsanlara basit vuruşlar gözükecek ama biz Galatasaraylılar o vuruşun özene bezene yapıldığını bilecek. Batrakov'dan yaradana sığınan bir şut görmeyeceğiz. Çünkü bu çocuk zamanı durduruyor.

Sağlık ve İstikrar

Galatasaray'ın Türkiye'deki rakiplerinden ayrıldığı en önemli şey bir iskelete sahip olması. Ve iskeletin değişenlerine yeni isimleri eklemeyi başarması. Geçen sene Muslera'nın yerine Uğurcan geldi, Mertens'in yeri dolmadı ama Uğurcan verdiği ekstra katkılarla Avrupa'da ayakta kaldık. Bu sene Uğurcan geçen sene gibi değildi ama bu sefer de Batrakov gibi bir oyuncuyu devreye soktuk. Aslında geçen yıl daha iyi bir fikstürle Liverpool'a karşı aldığımız galibiyetle birlikte üstü üste galibiyetler almış, ilk sekize oynamış ama kadromuzun nefesini yetmemiş. Sakatlıklar belimizi bükmüştü. Bu sene o nefese odaklanmış bir Okan Buruk var. Takımın sağlığını da 3 puan kadar önemsiyor. Eğer Bithshiabu'dan katkı almayı başarırsa bir ilk periyot bitene kadar kadro sıkıntısı yaşamayız.

Gelişim

Kadro istikrarını korumak kadar oyun içi gelişim göstermek de çok önemliydi. Uzun süredir Liverpool maçları hariç hep baskı yapa yapa, gol ata ata kazanmayı bilen bir takımımız vardı. Gol atamasa, bir gol yese birden maçın seyri değişebiliyordu. Galatasaray Lille maçıyla birlikte gerektiğinde beklemeyi bilen, oyunun yönünü değiştirebilen bir takım oldu. Takımın genelinde bir bitiricilik sorunu var ancak Batrakov bugün bu derdimizi çözdü.

Ev Sahibiydik Ama

Maçın ikinci dakikasında bir kırmızı kart es geçildi. Onun dışında özellikle ilk yarıda oyuncularımız evimizde adeta dayak yedi. Hakem kartını sakınmasa Stuttgart'ın daha ilk yarıdan eksik kalması işten bile değildi. İkinci yarı biraz daha dengeli yönetim gösterse de Torreira'ya gösterdiği kart ucuz kaçtı.

Kısa Kısa

Başlıktan önce çoğu oyuncunun performansına değindim. O yüzden kalanlara değineceğim.

Uğurcan: Geçen sene kritik kurtarışları kadar oyun kurulumunda da inanılmaz katkısı vardı. Bu sene form durumu geriden geliyor, oyun kurulumunda da geçen yıldan çok geride ama ikinci yarıda yaptığı kritik kurtarışla geleceğe güzel bir mesaj verdi.

Sallai: Hiç oyundan düşmeyen, morali bozulmayan bir oyuncu Sallai. Lille maçının kötülerinden gözüküyorken, yaptığı asistle bugünkü sürecimizi başlattı. Bugün kanadından tehlikeler geldi ama rakip takım oraya özel odaklanmasının da katkısı var. Hücumda derinlik katması, mücadelesi çok kıymetli.

Jakops: Sakat olmayan bir Jakops'un savunması gerçekten çok güven veriyor. Eren sayesinde onu artık kronik kategoriden çıkarttık. Eren bahis cezası almasaydı geçen sene de sakatlık yaşamayacaktık belki de.

Torreira: Bu takımın hakkı az teslim edilen oyuncularından birisi. Galatasaray'ın bugünkü yerinde katkıları inanılmaz.

Barış Alper: Artık aklına asist de koymuş bir Barış Alper var. Bugün Fenerbahçe maçındaki gibi Osimhen'e gol attıracaktı. Bu güçte, gelişimi hâlâ süren bir yerli oyuncuya sahip olmak çok kıymetli.

Yunus Akgün: Kanattaki mücadelesi çok kıymetli. Hem hücum baskısı hem savunma konsantrayonu çok yüksek. Sallai ile birlikte savunmaları zaaflı gözükse de açığını içeri katetmesi, yaratıcı katkıları, dikine paslarla kapatıyor. Çizgi üstünde top koruma, biraz daha çizgiden faydalanma konusunda kendini gösterse bir gömlek üste çıkacak.

Osimhen: Her zamanki mücadelesini gösterdi. Pozisyonlara girdi. Ancak bana göre bitiriciliğinin en düşük olduğu maçtı. Onun bu performansında ne yazık ki zeminin de katkısı vardı. Neyse ki bugün sakatlanmadı ve kazandık. Bu kadar para verip yenilenen zeminin hali gerçekten çok kötü. Yıldız oyuncular alıyorsan zemini önemsemelisin.

Sonradan Girenler

Sonradan giren oyuncularla birlikte oyunumuzun düşmemesi bugünün en güzel olaylarından biriydi. Özellikle bugün oyuna giren Singo, Leao ve Sane'den 10'ar maçlık periyotlar bekliyorum. Eren zaten gerekli desteği veriyor. Sara da toparlanacaktır. Daha da bekleyen İlkay, Nhaga, Lesley gibi oyuncular var.

Sonsöz

Zor Şampiyonlar Ligi kurasının fikstürü de zor başlamıştı. İki maçta sıfır puanla yola devam ediyorken bir dış saha bir iç saha galibiyeti ile 6 puana ulaşmak çalışma ve büyüklük göstergesi.

Şimdi üstü üste iki lig maçında ve sonrasında Aston Villa maçında galip gelip "Kasım ayı form ayı" mottosu yazma zamanı.

Galatasaray'la kalın!

Blog’un kuruluş amacı ve hikayesi için /3-numarali-uye/  yazısını mutlaka okuyun!


Twitter: http://twitter.com/3numaraliuye

Facebook: https://www.facebook.com/3numaraliuye/

İnstagram: https://www.instagram.com/3numaraliuye/